Forum: Diğer Konular RSS
Türkçe dili
Sayfa:  önceki  1  2 
Avatar
esatarslan52 (Moderatör) #16
Üye Haz 2009 tarihinden beri · 142 mesaj
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Yanıtlanan mesaj ID 950
Tamamen doğru olmuş. Bakın eğer öyle uzun bir ad verip ilk harflerini alırsanız bu dilin öldüğü türetme etkisi kalmadığını gösterir. Bu yüzden bu yolla türetilir. Hatta Türkçe'den de böyle bir sözcük türetelim denmişti. Diğerleri de Türkçe'yi diğer dillerle karıştırma. Türkçe ölü bir dil değil demişti. Çünkü Ram  lafını ortaya koysalar nedir diye sorsalar bilemezsiniz. Ama bellek lafını sorsalar bilirsiniz. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Eğer ne anlama geldiğini tahmin bile edemiyorsanız o dil ölüdür.

Ram = Bellek diyemezsin çünkü tam karşılığı bu değil. Bu konuda İngilizler daha akıllı bir tutum sergilemişler çünkü direk "memory" demek yerine ram in çalışma mantığına dayanarak daha özel bir isim kullanmışlar. Aslında ram dememizde yanlış diyeceksek rem demeliyiz. Türkçeye çevirdiğinde ortaya çıkan kısaltma budur. Bellek kelimesi ram i tam olarak karşılamaz çünkü birden fazla manaya gelir ki sokaktaki vatandaşa bellek nedir diye sorduğunda sana
bilgisayardaki bellekten bahsetmez.

canalpay:
2. Ben karşıyım çünkü eğer başkasının dilinden sözcük alıyorsak dilimiz öldü demektir.

Bu kadar katı olmamak lazım. Zaten daha önceki yazında(altta) bu kadar katı değildin ve sınırı da belirtmişsin.
canalpay:
Elbettee yabancı sözcükler girecek hatta kullanılacak. Bu da Türkçenin yani çorbamızın tadı olacak tuzu olacak. Ama Tuzu bu kadar atarsanız af edersiniz ama bir süre sonra o çorbaya tuz koyan kişinin kafasına geçiririm.

canalpay:
Bakın neden kaba kaçıyor yada biz öyle sanıyoruz biliyor musunuz ? Çünkü iklimimiz değişti. Daha çok sıcak çöl iklimlerinde sert ünsüzler kullanılıyor. Buna orta asyanın sıcağı ve anadoluya geldiğimizde g harfini bırakmamızı örnek verebiliriz.

Bunun sebebi iklimden ziyade komşu olduğun ülkelerle ilgili(Ticaret!!!). Türkiyedeki dilde kibarlaşma çabalarını sebebi ise Fransa başta olmak üzere Avrupaya ilim,bilim öğrensin diye gönderdiğimiz fakat şair,ressam olarak geri gelen 1.jenerasyon jontürk lerinden kaynaklanır.

acehreli:
Bu anlamda, "dolap"ın Arapça olduğunun söylenmesini de anlayamıyorum. Evet, Arapça'dan "gelmiştir" ama Türkçe'dir.

Bu konuda hem fikiriz hocam halkın büyük bir kesimi tarafından kabul görüp kullanılmaya başlandığında artık o kelime Türkçedir. Fakat mümkün olduğunca  dili korumak gerekir ki asi taktirde dil yozlaşır ve kaybolup gider.
canalpay (Moderatör) #17
Kullanıcı başlığı: Can Alpay Çiftçi
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 1133 mesaj · Konum: İzmir
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Dediklerinize uzun uzun cevap yazmıştım. Sonra bunun yerine şöyle bir şey yapmaya karar verdim. Bana göre olması gereken kullanımlar:

cool = Kullanmam. Kullanılması yanlış. Hele hoş, güzel, havalı gibi cool'un anlamlarını karşılayan ve Türkçe'de daha çok kullanılırken kullanmam.

Teyyare = Şimdi Türkçe uçak kullanılıyorken kullanmam.

Dolap = Sözcük arapça. Kimse buna Türkçe diyemez. Dersek araplara haksızlık yapmış oluruz. Türkçe'de kullanılan her sözcük Türkçe olmak zorunda değil. Ama kullanır mısın diye sorarsanız kullanırım. Ama bir gün teyyare'nin uçağa dönüşümü gibi bir şey olursa kullanır mıyım ? Kullanmam.

First lady = Belki kullanırım ama başbayan basın tarafından bile bolca kullanılırken fist lady kullanımına gerek var mı ?

Fast food= Türkçesi hazır yiyecek. İkisinide kullanırım. ama fast food biraz ağır basabilir.( Bakınız fast food ne demek bilmeyen birisine hazır yiyecek deseniz bir şeyler anlar. Tam olarak aynısı anlamasına gerek yok. Yakın bir şey anlıyorsa yeter.)

Medya = Basını'da kullanırım medyayıda.

Emülatör = Bence söylenmesi zor bir kelime. emülatör derken gülünç duruma düşme ihtimaliniz var. :-) Ben karşımdakine Türkçesi olan öykünücü sözcüğünü öğretirim. Onu kullandırtırım.

Komik = Kullanırım ama yer yer geldiği anlama göre eğlenceli, gülünç sözcüklerini kullanırım.

pls = yardım pls gibi konular açılır, yada başlığın yanına eklenir nefret ederim. pls yerinede arapça lütfen kullanırım. Belki küçük bir ihtimal de olsa dilemek sözcüğünü kullanırım.

kelime = Şuan kelime yerine sözcük yazmaya alıştığım için kullanmayabilirim. Ama kullanılırsa yadırgamam.

cümle = Bazen sorularda Tümce geçer. Cümleyi kullanırım ama ara sıra Tümce'yide kullanabilirim.

reel = Gıcık olduğum bir sözcüktür. Reel yerine gerçek sözcüğünün kullanırım.

ihtimal = Kullanırım ama olasılık sözcüğünü de kullanırım.

CD
= Türkçe de yoğun disk(Galiba teker olarak çevrilmiş ama tutmamış. Sonra diske çevrilmiş.) denir. Ama cd'yi kullanırım.


DuRock whisne taxim balcon matRock efendy ... gibi yazılışları kullanmam. Kullananları da yadırgarım.
Bu mesaj canalpay tarafından değiştirildi; zaman: 2009-09-23, 04:44.
acehreli (Moderatör) #18
Kullanıcı başlığı: Ali Çehreli
Üye Haz 2009 tarihinden beri · 4527 mesaj
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Yani aynı fikirdeyiz! :) Ben de her zaman için Türkçeleri yeğlerim ama zorlama kaçan yerde başka kelimeleri tercih ettiğim de oluyor. ;)

Ali
canalpay (Moderatör) #19
Kullanıcı başlığı: Can Alpay Çiftçi
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 1133 mesaj · Konum: İzmir
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Tartışmamız düzeyli bir şekilde sürdüğü için tartışma( Daha çok bilgi alışverişine)yı sürdürmek istiyorum. Ben ram ile ilgili yazılar karalamıştım. Derdimi anlatamadım sanırım. Ceviz.net'ten Turkoman takma adlı kişide benim gibi bir yazı yazmış. Onu paylaşmak istedim :

Ceviz.net Turkoman:
Gelelim İngilizcenin teknoloji dili olması konusunda dil açısından yeterliğine. Eğer İngilizce teknoloji dili olabiliyorsa emin olun dünyadaki bütün diller teknoloji dili olabilir. Neden mi? Teknoloji dili yeni üretilen teknolojik nesneler için yeni adlar yeni kavramlar üretebilmeli. Peki, İngilizce öyle mi? Yeni üretilen teknolojiler tele – phone, tele- vision, computer (bilgisayara sonra geleceğim) bu kelimeler İngilizce değil teknoloji üretti ama kelime üretemedi. Başka bir dilin kaynaklarına başvurdu. İki isimle yeni bir isim üretme her dilde var ama bir süre sonra bu yetersiz kalınca ne yaptılar. RAM, ROM gibi birkaç kelimenin ilk harfi ile yeni terimler üretmeye çalıştılar. Bu bize yabancı olduğu ve anlamadığımız için afili geliyor ama bu bir dilin zaafıdır. Aynısın Türkçe yapsak saçma gelir fakat ötekisini anlamıyoruz ya hoş geliyor. Boşuna “Ev danası öküz olmaz demişler”. Computer kelimesinin açılımını notlarımda vardı bulamadım bir sürü kelimeyi bir araya getir baş harflerini al kelime diye kullan. Teknoloji dili aynı zamanda üretken olmalı bakın kelimeye Bilgisayar. Bazıları Bilgisaray diyor ki bu bile güzel çünkü bilgi saraylara değerli ve saraylara layıktır. Bu yüzden bu aygıt pekala bilginin sarayı olabilir.
İşte dostlar bir dilin teknoloji dili olabilmesi için ayrıca doğurgan olması gerekir gözden kaçan önemli bir noktadır. Türkçe öyle mi? Hayır. Bırakın kendi üretmeyi yabancı dilden gelen kelimeyi bile hemen çoğaltır.
Örnek Şeker
Şekerci, Şekerlik, Şekerlikçi, şekerleme daha sayayım mı?

Daha fazla uzatmadan burada keseyim Saygılar

Kalınlaştırarak belirttiğim yer benim için çok önemli. Bakın Turkoman şeker(Kökeni Farsça'dır.) örneği ne kadar güzel. Türkçemiz Türk kökenli sözcükleri bırakın kökeni başka olan sözcükleri bile ne çeşit anlamlar verebiliyor. Eğer dilimiz gerçekten bu kadar iyi olmasaydı şimdiye kadar hangi durumda olurdu anca tanrı bilirdi.

Bende kökeni Türkçe olan Yaz örneğini veriyorum: yaz-mak yaz-ı yaz-ı-cı yaz-aç yaz-ar yaz-ar-lık  yaz-an yaz-gı... daha çok fazla var ama boşuna uğraşmayım dedim. Daha dilimizi başka diller ile karşılaştırıyorsak hele böyle dillerle bizim dilimize yazık.
acehreli (Moderatör) #20
Kullanıcı başlığı: Ali Çehreli
Üye Haz 2009 tarihinden beri · 4527 mesaj
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
"computer" herhalde hesaplamak anlamına gelene "compute"tan türemiştir ve "hesaplayıcı" demektir.

Dil, insanın en doğal yeteneklerinden olduğu için, ben hepsini saygıyla ve ilgiyle izliyorum. Hepsi insanın eseri olduğu için, herhangi bir topluluk herhangi bir tarafa kayabilirmiş. Dillerin farkları da çok ilginç: İngilizce'de bulunmayan mişli geçmiş zaman, Türkçe'de bulunmayan present perfect tense, Çince de bulunmayan çoğul eki, Hawai dilinin çok az sayıdaki sesleri (5 sesli, 8 sessiz), vs.

Olası ve gerçekten de olmuş bütün bu sistemler içinden tesadüfen de içine doğduğum Türkçe'nin üstün olduğunu kabul edemiyorum. Hepsinin özellikleri farklı ve hepsi de ilginç. Binlerce dil içinde benim anadilim üstün mü? Ölçütüne göre olabilir de olmayabilir de... Kendim seçmiş olmadığım için övünemem de...

Ayrıca Türkçe'nin de yeni sözcükler üretmek yerine, dışarıdan sözcük aldığını hatırlatmak isterim. Zaten öyle olmasaydı dilimizi koruma ve kurumlar tarafından sözcük üretme gibi uğraşlar da olmazdı.

Ali
Bu mesaj acehreli tarafından değiştirildi; zaman: 2009-09-27, 12:49.
canalpay (Moderatör) #21
Kullanıcı başlığı: Can Alpay Çiftçi
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 1133 mesaj · Konum: İzmir
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
acehreli:
Olası ve gerçekten de olmuş bütün bu sistemler içinden tesadüfen de içine doğduğum Türkçe'nin üstün olduğunu kabul edemiyorum. Hepsinin özellikleri farklı ve hepsi de ilginç. Binlerce dil içinde benim anadilim üstün mü? Ölçütüne göre olabilir de olmayabilir de... Kendim seçmiş olmadığım için övünemem de...

Evet bir dil diğer dilden neden üstün olur. Çok güzel bir soru Ali Bey. Örneğin türetme gücü olabilir mi ? Ya peki az sözcük ile çok konu anlatma ? Biz/Ben neden Türkçe'yi çok üstün görüyoruz ? Çok mu havalıyım. Araştırmak gerekiyor. Bizim dil bilimcilerin dediklerini bakmamak gerekiyor. Nede olsa kendi dilini övecekler. Ama yabancı dil bilimciler ne diyor ? Araştırın ben çok iyi araştıramam yabancı dilim yok. Ama siz araştırın. Ben neden kendi dilimi çok yüksek görüyorum. Sadece kendi dilimi bildiğim için mi ? Yoksa gerçekten iyi bir dil mi ?

acehreli:
Ayrıca Türkçe'nin de yeni sözcükler üretmek yerine, dışarıdan sözcük aldığını hatırlatmak isterim. Zaten öyle olmasaydı dilimizi koruma ve kurumlar tarafından sözcük üretme gibi uğraşlar da olmazdı.


Bu ne yazık ki Türkiyede var. Başka Türk devletlerinde benim bildiğim kadarıyla böyle bir şey yok. Bunun nedeni ne sizce ? Bence yabancı devletler. Olamaz mı ? Ama kanıtlar var. Hatta başka ülkelerle ilgili çok büyük kanıtlar var. Almanlar neden kendi ülkelerinde Almanca öğrenmeyi ve Almanca eğitimi şart koşuyor ? Bunları araştırmak gerekiyor.
acehreli (Moderatör) #22
Kullanıcı başlığı: Ali Çehreli
Üye Haz 2009 tarihinden beri · 4527 mesaj
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Fransızların da dilleri konusunda çok korumacı oldukları bilinir.

Bu konuda tanıdığınız uzmanlar var mı? Bir dilbilimciye sorabilsek; bu konuda bir şeyler yazsa... Bu siteyle ilgisi yok tabii ama hiç olmazsa buradan bir bağlantı veririz.

Dil karşılaştırmaları ile ilgili belirleyici bir yazı bulamadım. Bulduklarımın çoğu, "falanca dilin anlatma gücü (expressive) açısından daha iyi olduğunu duydum, doğru mu" gibisinden sorulara verilen "bana sorarsan filanca dil daha iyidir" gibi yanıtlar oldu. Daha iyi bir kaynak bulamadım.

Ben ilgili olarak dil korumacılığı ile ilgili bir yazı buldum:

  http://en.wikipedia.org/wiki/Linguistic_protectionism

Onun "See also" bölümünden de başka kaynaklara gidilebilir.

Orada dil korumacılığını "Forms of purism" ana başlığı altında 20-25 madde olarak listelemişler. (Wikipedia'nın bilimselliği veya doğruluğu her zaman için tartışılır.)

Bence bir dilbilimci bize bu konuyu özetlesin; okuyacak ve çevirecek çok yazı var. :)

Ali
canalpay (Moderatör) #23
Kullanıcı başlığı: Can Alpay Çiftçi
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 1133 mesaj · Konum: İzmir
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Dilimiz diğer dillerden neden daha üstün ya da en azından neden ben böyle görüyorum ? Başka bir yerde okuduğum ve bu sorularıma iyi bir yanıt vereceğine inandığım bir yazı:

Türkçe diğer dillerden üstün bir dil olduğu tarışılmaz bir gerçekken nedense bunu kendimize dahi inandırmanın güçlüklerini yaşıyoruz. Yüzyıllardır bu kadar hor görülmesine rağmen hala ayakta durabiliyorsa bu durum en başta dilimizin ne kadar güçlü olduğunu göstermez mi? Bir gün Türkçenin üstünlüklerini arkadaşlarımla konuşurken içlerinden biri "Türkçe bizim kendi dilimiz onu savunmak ve korumak için üstün olması gerekmez" demişti. Evet çok haklı üstün olmasa da sahip çıkmamız gerekirdi çünkü bizim dilimiz. İşte size tesbit edebildiğimiz kadarıyla Türkçenin üstünlüklerini anlatan bir kaç madde..


1-Önce insan: Dünyadaki yaygın dillerin bir çoğunda insan ile eşya arasında fark yoktur, cinsiyet ayırımı vardır. Oysa Türkçemizde bütün insanlar eşittir ve diğer doğa varlıklarından farklıdır. Örnek olarak şu cumleye bakın "İnek ve yavrusu otluyor." Benzeri bir cümlede özne insan olduğunda şu şekil oluşacaktır "Anne ve çocuğu yemek yiyorlar." Bu iki cümle birbirlerine çok benziyor fakat dikkat ederseniz yüklemin sonunda lar takısı sadece insanlar sözkonusu olduğunda ekleniyor. Bir dilin insana önem vermesi ve cinsiyet ayrımı yapmadan her insanı eşit kabul etmesi üstün bir özellik değil de nedir. En azından bu özellik sayesinde sözlerinde üçüncü tekil şahıs geçen bütün şarkılar ve türküler hem kadınlar hem de erkekler tarafından rahatlıkla söylenebilmektedir.


2-Kelime türetme yeteneği: Eklemeli dillerin en güzel özelliklerinden biri kelime üretme imkanlarının çok geniş olmasıdır. Kökten kelime türetildiği gibi türetilmiş kelimelere yeniden ekleme yapma imkanı bulunmaktadır.


3-Türkçede kelimelere vurgu sayesinde anlatım gücü çeşitliliği sağlanabilir. Örneğin "Onu buradan atmalıyım". Cümlesinde her kelimeye ayrı ayrı vurgu yapalım, göreceğiz ki hangi kelimeyi vurgularsak o unsura daha fazla dikkat çekmiş oluyoruz. Kimi buradan atmalısın? Sorusuna yanıt "Onu buradan atmalyım". Onu nereden atmalısın sorusuna yanıt; Onu buradan atmalıyım. Onu ne yapmalısın sorusuna yanıt; Onu buradan atmalıyım.


4- Gizli sözcük zenginliği: Türkçede genelde kullanılmayan bir çok gizli kelime vardır. Genelde kullanılmayan kelimeler dilin parçası sayılır mı hiç diyeceksiniz. Başka dillerde sayılmayabilir ama Türkçede sayılmalıdır. Eğer bir kişi bu gizli kelimeyi kullanacak olursa karşıdaki de bunu anlayacak olursa nede sayılmasın. Sözcük köklerini ve isim yapan ekleri terketmediğimiz sürece gizli kelimeler de bizi terketmez, her an kullanılmayı beklerler. Türkçenin binlerce yıl ayakta kalabilmesinin sırrı da belki burda yatmaktadır. Türkçede atıl bekleyen kelimeler o kadar çoktur ki bazı dillerin kelime sayısından bile fazladır. Gizli olan ve olmayan kelimelere örnek verelim; Ver kökünden vergi türetilmiştir günümüzde kullanılmaktadır yani gizli bir kelime değildir, oysa al kökünden algı kullanılmamaktadır, "dilenci insanlardan algı topluyordu" cümlesi sizce ne manaya geldiği az çok anlaşılmıyor mu algı= sadaka değil mi?. Duy kökünden duygu, gör kökünden görgü kullanılmaktadır, dur kökünden durgu ise kullanılmamaktadır. "Trafik durgusuna yakalandım" gibi bir cümle kurduğumuzda (ilk defa kullanıldığı için tuhaf gelebilir) bu cümlenin de ne manaya geldiğini anlayabiliriz. Gizli kelimelerim sayısı sadece köklerle sınırlı değil, bir ekle yetinmeyip ikinci ve üçüncü eklemeler yaparak aynı kelime üzerinde kelime türetme olasılık sayısını arttırmak mümkündür. Durguluk, durguç, durgucuk vs.


5- Kelime haznesi konusunda gizli kelimelerin katkısından yukarıda bahsetmiştik. Bir de kelime haznesini artıran fakat bir çoğu sözlüklerimizde yer almayan Türkçenin cümle içindeki geçici kelimeleri vardır. "Sigarasında bir kaç içimlik yer kalmıştı" cümlesindeki içimlik kelimesinde olduğu gibi.

6- Türkçede kelimeler cümle içinde çok değişik yerde kullanılabilir. Cümledeki yerine bağlı olarak farklı bir anlam kazanan cümle aynı kelimelerle değişik ifadeler sağlamaktadır . "Gökteki yıldız parlıyordu" ile "Yıldız gökte parlıyordu" aynı anlamı taşımaz. Bu şekilde kullanımlar Türkçede çok yaygındır. Bir çok dilde ise kelimelerin yerini değiştirmek hem kolay değildir hem de değiştirilse bile anlamda farklılık meydana gelmez.

7-Türkçe kendini ispat etmiş en eski diller arasındadır. Doğal şartlara uyum gösteremeyen canlı türleri yok olmaktadır. Türkçe terkedilmeye çalışılmış (osmanlıcada olduğu gibi) fakat kendini toparlayıp yeniden canlanmıştır. Günümüzde Türkçe kadar köklerine bağlı bir dil çok azdır. Avrupa dillerinin geçmişi 400-500 yıllıktır. Belki 200 yıl sonraki dünya yüzeyinde birbirini anlamayan fakat ingilizce konuşan değişik halklar olacaktır çünkü bu gün dahi ingilizce çok yerde farklılaşmaktadır. Zaten latince aynı akibete uğrayarak çatallaşmış fransızca, almanca, ingilzce dilleri meydana gelmişti. Türkçe yine köklerine bağlı olarak ayakta durabilecetir ( yeter ki terkedilmesin). Binlerce yıl geçmesine rağmen dünyadaki Türkçe konuşan insanların dilleri latin dillerindeki örnekteki gibi ayrı diller olarak değil farklı lehçeler olarak kabul edilmektedir.

8- Türkçe olduğu gibi yazılan-yazılabilen bir dildir. Bir sesi ifade ederken tek bir harf kullanılmaktadır. Bu açılardan okuma yazma öğrenimi, proğramlama dili (henüz ciddi bir çalışma yok), bilimsel isimlendirmelerde (çok az kullanılsa da) üstünlük taşımaktadır.


9-Ses uyumu: Ünlü ünsüz uyumu, kelime sonlarına gelen eklerden sonra bazı harflerin yumuşaması gibi özellikler Türkçenin ses olarak kulağa hoş gelen bir dil olmasına sebep olmaktadır. Üstelik insan doğasına en uygun sesleri barındırmaktadır. Bazı kasıtlı yanlış dayatmaların aksine Türkçe şarkı, şiir ve edebiyat için en uygun dildir.




Ayrıca Türkçe ile ilgili bir başlık daha açalım. http://www.wolframalpha.com/input/?i=turkish Bu sitede verilen verilerin ne kadar doğru olduğu tartışılır. Ama dediğine göre İngilizce'den Türkçe'ye çevrilirken uzunluk 0.97. Yani bu ingilizcede Ali Bey'in belirttiği gibi çok fazla sözcük olduğu durumda dahi Türkçe ile kapışamadığını Türkçe'nin üstün veya eşit olduğunu söylüyor. Eeee olmaz ama o milyon tane sözcüğü ne yapacaklar ? Evet o kadar sözcüğe ne yapacakları hakkında bilgi istiyorum. 

Evet ya gerçekten Türkçe'ye karşı bu kadar kötü davranılmasa ? Ne olacak bunun hiç düşündük mü ? Belki çok kötü sonuçlar doğuracak. Olamaz mı ? Türkçe yüzünden binlerce dil yeryüzünden silinecek. Eğer ingilizce kadar konuşulsa olmayacak bir şey mi ? Olabilir de olmayabilir de.
acehreli (Moderatör) #24
Kullanıcı başlığı: Ali Çehreli
Üye Haz 2009 tarihinden beri · 4527 mesaj
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Ben ikna olmadım... :/

Ben genelde dillerin üstünlük karşılaştırmalarını çok temel prensipler açısından kabul edemiyorum.

Özellikle bu yazıyla da pek çok noktada anlaşamıyorum.

Dil insanın çok içten gelen bir niteliği. Başıboş bırakılan insanlar hemen kendi dillerini geliştiriyorlar. Sağırlar okulundaki çocuklar kendi geliştirdikleri alfabeleriyle konuşmaya başlıyorlar. Bunu Steven Pinker'ın okuduğum iki kitabından birisinde duymuştum.

Aynı dili konuşan insanlardan birbirlerinden ayrıldıkları an dilleri de değişmeye başlıyor. Kuzey Koreliler ve Güney Koreliler bir kaç 10 yıl geçmesine rağmen artık farklı lehçe kullanıyorlar. Bunu Koreli bir arkadaşımdan duydum.

Türkiye'de 10 sene öncekinden farklı sözcükler ve deyimler kullanılıyor. Bunu kendi deneyimlerimden biliyorum.

Kaliforniya'da gençler 10 sene öncekinden farklı konuşuyorlar. Bunu da kendi deneyimlerimden biliyorum.

Dil, hiçbir insanın önüne geçemeyeceği kadar büyük bir güç. İnsanlığın malı. Ne tarafa giderse gitsin, bundan önceki deviniminin devamındadır. Bu büyük olgunun önüne çıkmaya çalışmak çoğu zaman boşadır. Yapılmaya çalışılan değişiklikler de insanlar oturup karar verdikleri için değil, o değişiklikler tuttuğu içindir.

Eğer herhangi bir nedenle Türkçe'nin deviniminin herhangi bir anını diğer anlarına yeğliyorsak, yanlış yapıyoruz. Bu, çelişkili bir şekilde dile saygısızlıktır. Eğer dili tutuyorsak, ne bir anını ne de birini tutmalıyız. Çünkü bütün diller zaten aynı dilin dallanarak değişmiş halleridir. Çince de, İngilizce de, Türkçe de kardeştirler. Hepsi Afrika'daki ilk dilden çıkmıştır. (Not: Bu yanlış çıkabilir; ama bilimin güzelliği de bu: şimdilik bu doğru, yarın yeni bulgularla başka bilgi doğru olabilir.)

Şimdi özel olarak bu yazıdaki katılmadığım, çelişkili, ve dayanaksız söylenmiş sözlere yanıt vereceğim.

Türkçe diğer dillerden üstün bir dil olduğu tarışılmaz bir gerçekken

Ona ne diyeceğimi bilemiyorum. O cümleden sonra tartışmayı kesmek gerek tabii çünkü taraf tutuculuk dışında hiçbir desteği olmayan bir söz... Benim neden bu gerçekten haberim yok acaba?

Yüzyıllardır bu kadar hor görülmesine rağmen

Benim hor görüldüğünden de haberim yok. Herhalde kullananlar hor görüldükleri için dil önemsenmemiştir. Kullananlara özenilmediği için...

en başta dilimizin ne kadar güçlü olduğunu göstermez mi

Bence öncelikle "güçlü" gibi muallak kavramların açıklanması gerekiyor. Yazar dilin gücünü neyle ölçüyor?

"Türkçe bizim kendi dilimiz onu savunmak ve korumak için üstün olması gerekmez"

Bu yazıda katıldığım tek nokta bu. Hatta bu yazının yazılma nedeni herhalde kendi dilini seven birisinin heyecanı olmalı... Ben de Türkçe'yi çok seviyorum ve çok severek kullanıyorum ama hiçbir zaman başkalarının dilinde üstün olduğunu iddia edemem. Herşeyden önce diğer insanlara ve kültürlere ayıptır.

Bir dilin insana önem vermesi ve cinsiyet ayrımı yapmadan her insanı eşit kabul etmesi üstün bir özellik değil de nedir.

Dilin bu özelliğinin neden bir üstünlük olarak kabul edildiği açıklanmıyor. "değil de nedir" diye bitirilerek konu kapatılmaya çalışılıyor. Oysa başkası da gelir ve üçüncü tekil şahıslarda cinsiyet ayrımı olmamasını bir zayıflık olarak gösterebilir. Çünkü "o yaptı" sözünde cinsiyet ifade edilememektedir.

Yine başkası çıkıp da aynı özellik yüzünden İngilizce'yi üstün gösterebilir: bu dilde, "he did it" dendiğinde yapanın erkek olan olduğu ifade edilebilmektedir.

Eklemeli dillerin en güzel özelliklerinden biri kelime üretme imkanlarının çok geniş olmasıdır.

Güzel... Demek yazar başka böyle diller olduğunu da kabul ediyor. Yani bu noktayı Türkçe'nin bir üstünlüğü olarak gösteremeyiz.

Türkçede kelimelere vurgu sayesinde anlatım gücü çeşitliliği sağlanabilir.

Ben vurguyla anlam verilen dil olmadığını düşünemiyorum bile. Herhalde bildiğim İngilizce'de de öyle olduğu içindir.

"dilenci insanlardan algı topluyordu" cümlesi sizce ne manaya geldiği az çok anlaşılmıyor mu algı= sadaka değil mi?.

Yazarın ne söylemek istediğini anlıyorum ama çok yanlış bir örnek seçmiş; çünkü zaten algı diye bir sözcük var ve yukarıdaki cümleyi garip yapıyor.

Türkçe terkedilmeye çalışılmış (osmanlıcada olduğu gibi) fakat kendini toparlayıp yeniden canlanmıştır.

Kim terketmeye çalışmış? Üst tabaka başka dillere yönelmişse bundan milyonlarca halkın haberi olmuş mu?

Günümüzde Türkçe kadar köklerine bağlı bir dil çok azdır.

Hangi Türkçe'den bahsediyoruz? Kökü Türkçe'den gelen onlarca millet ancak çat pat anlayabiliyoruz. Bu dillerin hepsi de Türkçe iken ve birbirlerinden bu kadar farklılarken nasıl köklerine bağlı olduklarını söyleyebiliriz? Aralarındaki farklar, eski kök dilden ne kadar uzakta olduklarını kanıtlar.

Türkçe olduğu gibi yazılan-yazılabilen bir dildir.

Alfabenin dille bir ilgisi olmadığı açık değil mi? Alfabe, bir dilin yazıya dökülmesi için kullanılan bir araçtır. Bugün bile Türkçe'yi Arap alfabesiyle Türkçe yazan büyüklerimiz var.

Alfabeyle dilin ayrımının gözden kaçırıldığını farkettiğim bu yazıyı daha ne kadar ciddiye alacağımı bilemiyorum.

Türkçenin ses olarak kulağa hoş gelen bir dil olmasına sebep olmaktadır.

Türkçe'nin içinde büyüyen birisinin kendi dilinin kulağa nasıl geldiği konusundaki fikirleri ciddiye alınamaz. Siz hiç bir Alman'a dilinin kaba olduğunu söylediniz mi? Ben söyledim... Avustralyalı'ya aksanının çok ağır olduğunu söylediniz mi? Onu da yaptım... İkisi de bana güldüler... :)

Üstelik insan doğasına en uygun sesleri barındırmaktadır.

Bunlar tamamen desteksiz söylenmiş sözler. Bugün konuşulan bir dilde insan doğasına uymayan sen olabilir mi? Olsaydı o sesler kalmazlardı. Nasıl yani? :D

Türkçe şarkı, şiir ve edebiyat için en uygun dildir.

Bunlar tamamen kişisel görüşler. Son derece emin bir şekilde söylendikleri için de yazının ciddiyeti konusunda şüphe uyandırıyorlar.


Dediğim gibi, bu noktada bir dilbilimciyi davet edelim ve diller arasında herhangi bir üstünlük karşılaştırması olup olmadığını ve bunların kıstaslarını soralım.

Ali
Doğrulama Kodu: VeriCode Lütfen resimde gördüğünüz doğrulama kodunu girin:
İfadeler: :-) ;-) :-D :-p :blush: :cool: :rolleyes: :huh: :-/ <_< :-( :'( :#: :scared: 8-( :nuts: :-O
Özel Karakterler:
Sayfa:  önceki  1  2 
Bağlı değilsiniz. · Şifremi unuttum · ÜYELİK
This board is powered by the Unclassified NewsBoard software, 20100516-dev, © 2003-10 by Yves Goergen
Şu an: 2017-11-22, 03:00:04 (UTC -08:00)