Forum: Diğer Konular RSS
Linux dağıtımları
"KelimeMatik uyanıyor" başlıklı konudan ayrılan mesajlar
Sayfa:  1  2  3  sonraki 
Avatar
Salih Dinçer #1
Üye Ock 2012 tarihinden beri · 1912 mesaj · Konum: İstanbul
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Aslında Linux'dan hemen bu kadar soğuma lütfen. Fedora16'yı çek ve Eclipse kullan. Yüksek ihtimalle kablosuz donanımın ile birlikte bir çok şeyi tanıyacak. GNOME'u çok sevebilirsin ve yanında Eclipse de otomatik olarak kuruyorsun. Bir DDT'yi ve DMD'yi kurmak kalıyor ki zaten D'nin Fedora için paketi mevcut. Kütüphaneleri /usr/include'a atıyor. DDT için ise program içinden adresini yapıştırıp yüklüyorsun.

Sanırım Linux'da tam çalışan grafik IDE'li bir ortam için yaklaşık 1 saatini ayırman yeterli. Çünkü güncellemeler yapman gerekiyor. Sonuçta ücretsiz ve gerçekten kararlı bir işletim sistemine sahip oluyorsun. Malum Fedora, Redhat'ın devamı. Zaten Fedora'da şu eski filmlerdeki şapkalara deniyormuş...:)

Başarılar dilerim...
Bilgi paylaştıkça bir bakmışız; kar topu olmuş ve çığ gibi üzerimize geliyor...:)
zafer #2
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 700 mesaj · Konum: Ankara
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Bilgiler için teşekkürler Salih. Linux'dan soğuma gibi bir durum söz konusu değil tabi. Neticede Linux ve açık kaynak ortamını seviyorum ve bir programcı için Linux ortamının harika nimetler sunduğu kanısındayım. Uzun süre dönüşümlü olarak debian kullandım Debian 5  ve Debian 6, Windows ile bir arada kullandım. Debian üzerinde bir defa KDE denedim ama bence Debian = GNOME olmalı, KDE ile hiç kullanışlı olmuyor. GNOME ile güzel ama bende GNOME'a ısınamadım. Sade hali hoşuma gidiyor ama üst kısımda yerleşen menüyü sevemedim. MAC OS X'de kullandım onunda üst menüsünü sevemedim. KDE hoşuma gidiyor.

KDE ile devam etmek için şu sıralar en çok ismi gecçen Linux Mint 12 kurdum ama o kadar kararsız bir sürüm ki ilk güncellemeden sonra sistem iptal oldu. Makinada ses kartını tanımadı yani bir çok sıkıntı olunca bende şimdilik beklemeye geçtim. Ancak yinede sonuçta Linux dünyasına döneceğim. Belki Wayland ile bir dünüş yaparım :) (http://armuting.blogspot.com/2011/03/linux-goruntu-yonetic…)
https://github.com/zafer06 - depo
Mengu (Moderatör) #3
Kullanıcı başlığı: NONSERVIAM
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 347 mesaj · Konum: Dersaadet
Grup üyelikleri: Genel Moderatörler, Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Yanıtlanan mesaj ID 5333
zafer on 2012-03-22, 00:58:
Büyük bir hevesle başladığım ve bir çok faydalı bilgi edindiğim KelimeMatik projesini kullandığım Debian sisteminin çökmesi sonucu askıya almıştım. Sonrasında farklı Linux dağıtımları denedim ama bir düzen yaklayamadım. Bu sırada Windows 8 deneme sürümünü test etmek için bilgisayara onu kurdum ve Linux maceram bir süre daha askıya alındı. (En azından Debian 7 "wheezy" kararlı sürümü çıkana kadar)

Neticede şuan Windows ile devam diğer taraftan KelimeMatik arayüzü için mecburi seçtiğim gtkd hakkında çok az bilgim olduğu için ilerlemek gerçekten çok zor oluyordu üstüne birde D dilindeki yetersiz bilgim ile gerçekten çok yavaş yol alıyordum. Sonuçta KelimeMatik için arayüz olayını askıya almaya karar verdim. Yani arayüz yerine yine konsoldan çalışacak ve saf D kodlarını içeren bir proje olarak yoluna devam etmesinin daha faydalı olacağı inancındayım.

KelimeMatik projesini takip eden tüm değerli arkadaşlara duyurulur.

KelimeMatik Proje Yöneticisi
zafer  :-D

off topic ama debian'i nasil cokertmeyi basardin zafer? :)
http://www.mengu.net - some kind of monster
zafer #4
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 700 mesaj · Konum: Ankara
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Mengu:
off topic ama debian'i nasil cokertmeyi basardin zafer? :)

Aslına bakarsan Mengu gerçekten Debian kadar dayanıklı bir sistem görmedim. Tüm ataklarıma karşı ayakta kalmayı başardı  :-D

Tam olarak nasıl oldu bende bilmiyorum. Bir zaman önce D için MonoDevelop eklentisini (Mono-D) duyunca kurup denemek istedim ama Mono-D eklentisi MonoDevelop 2.8 üzerinde çalışıyordu ve Debian için henüz MonoDevelop 2.8 paketlenmemişti, kaynak kodlardan kuruluma yöneldim ama bir çok bağımlılık gerekti. Bunun üzerine Debian'ın test ve unstable depolarınıda eklemek durumunda kaldım.

Sonuçta bilinçsizce yapılan bir çok yükleme ve config dosyalarının inernette bulunan rastgele mesajlara göre düzenlenmesi sonucu ortalık karıştı ve pufff! Bir sabah Debian gitti  :scared:

Kısaca olay böyle oldu. Debian güzel çok seviyorum çünkü içinde aşk var ama KDE ortamı çok daha fazla hoşuma gidiyor. Bu sebeple VirtualBox üzerinde Linux Mint 12'yi incelemeye devam ediyorum. Sanırım onunla devam edeceğim.

Ancak geçenlerde duyduğum Wayland beni gerçekten heyecanlandırdı. Hatta şurada (http://ubuntugunluk.wordpress.com/tag/wayland/) bir videosuda vardı sanırım. Belkide onu beklerim.
https://github.com/zafer06 - depo
Avatar
Salih Dinçer #5
Üye Ock 2012 tarihinden beri · 1912 mesaj · Konum: İstanbul
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Yanıtlanan mesaj #3
Tüm Linux sevenlere merhaba...

Sanırım bir çok Linux kullanıcısı hemfikir ki her geçen gün çekirdek daha çok donanımı desteklemekte, daha güvenli ve kararlı olmakta. Buna rağmen çekirdekten bağımsız bazı geliştirici ve kullanıcı hataları olabilmekte. Çünkü her şeyi yapmakta özgürsünüz. Örneğin tüm diske format atıp uzun bir süre hafızadan sanki hiç bir şey olmamış gibi internette sohbet edebilirsiniz. Bunu yapmak için herhangi bir şekilde root kullanıcısı olmak yeterli...:)

Ben Windows'da sistem dosyalarını silemiyor, ismini değiştiremiyor hatta bazı dizinlere giremiyorum bile! Ancak yanlışlıkla bir hizmeti kapattığınızda ve hangisi olduğunu hatırlamadığınızda sistem (sürüm win7) geri dönüşü olmaksızın kararsızlaşıyor. Tekrar ve fazlasıyla (belki de tüm!) hizmetleri ve bağlılarını açtığınızda her şey düzelmiyor. Aslında tartışmamız gereken işletim sistemlerinin artıları veya eksileri değil de "açık kaynak" kodun artıları ile ticari kapalı kodun eksileri olmalı. Tabi bunları tartışmadan Debian, Fedora ve Ubuntu gibi sağlam dağıtımlarla yolumuza devam da edebiliriz.

Bir de bence denemesi gereken genç dağıtımlardan biri de İspanyol emeği Trisquel ki bu ay başında yeni sürümün betası (-bknz. gezegendeki duyuru) yayınlandı. Hafif ve bir çok donanımlı ile uyumlu bir sürüm. Win7'den daha kararlı ve iyi çalıştığını söyleyebilirim. En az onun kadar sık güncellendiğini ve tabi windows kadar da çok hata barındırdığını da belirtmeliyim. Yeni sürümü dört gözle bekliyorum çünkü Win7'den sonra netbook'um ile en iyi çalışan tek dağıtım! Ama dikkat aylardır up-time ve belki bu yılları bulabilir. Windows'da ise bu çok güç ve en az haftada bir kesin restart istiyor...

Mengu on 2012-03-28, 17:39:
off topic ama debian'i nasil cokertmeyi basardin zafer? :)
Belki bu tartışmayı Debian ile ilgili açtığım başlığa taşıyabiliriz?
Bilgi paylaştıkça bir bakmışız; kar topu olmuş ve çığ gibi üzerimize geliyor...:)
zafer #6
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 700 mesaj · Konum: Ankara
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Bende Salih'e katılıyorum. Linux ile ilgili mesajları Salih'in başlığı altına taşırsak daha güzel olucak.

Ayrıca sanırım bu Linux ve Windows konusunda hepimizin söyleyeceği daha çok şey var gibi görünüyor :)
https://github.com/zafer06 - depo
zafer #7
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 700 mesaj · Konum: Ankara
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Yanıtlanan mesaj #5
Salih Dinçer on 2012-03-29, 21:06:
Bir de bence denemesi gereken genç dağıtımlardan biri de İspanyol emeği Trisquel ki bu ay başında yeni sürümün betası (-bknz. gezegendeki duyuru) yayınlandı. Hafif ve bir çok donanımlı ile uyumlu bir sürüm.

Bu dağıtımıda incelemeye almalıyım o zaman, umarım deb paket sistemini kullanıyordur. Aslında Linux dünyasında şu paket sistemini tek hale getirseler eminim bir çok sorunun üstesinden gelinecek.

Win7'den daha kararlı ve iyi çalıştığını söyleyebilirim. En az onun kadar sık güncellendiğini ve tabi windows kadar da çok hata barındırdığını da belirtmeliyim.

Windows'a sataşmayalım lütfen :) Doğruyu söylemek gerekirse şimdiye kadar denediğim hiç bir Linux sürümünde Windows'daki kararlı yapıyı bulamadım. Amacım Windows en iyisi demek değil ama bizim oralarda bir söz vardır. "Yiğidi öldür ama hakkını yeme" derler.

Windows için bir çok şey söylenebilir ama sistemlerini hergün daha iyi bir duruma getirdiklerini göz ardı etmemek gerekir.
https://github.com/zafer06 - depo
Avatar
Salih Dinçer #8
Üye Ock 2012 tarihinden beri · 1912 mesaj · Konum: İstanbul
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Trisquel, hatırladığım kadarıyla Ubuntu ve bir çokları gibi aynı. İster grafik arabirimiyle yüklü olan yazılımları görüp, yükleyebileceklerin arasında arama yapıyorsun. İstersen "süper inek güçlerine sahip!" apt-get ile kolayca işini hallediyorsun. Ama grafik arabiriminde hatalar var. Pardus'daki gibi sepete at sonra devam et yok. Yani birini seçtikten sonra başka bir arama yaparsan uçuyor. Ama yükleyeceğin yazılım hakkında bilgi (hatta önizleme resmi) alabilmen çok hoş. Genelde internetteki makalelere güvenerek ve bazen kolaya kaçarak bilinçsizce komutu veriyoruz. Sonra, tam olarak yüklediğimiz yazılımın ne işe yaramadığını bilmeden çalışmaya devam ediyoruz veya edemiyoruz...:)


Buradaki ifadelerimde eksik varmış; tamamlayım, nasıl olsa forum uyarıyor:

Öncelikle son kullanıcı sistemler için Windows en uygun işletim sistemi olduğunu kabül etmeliyim. Yani Linux ile ayrı kulvarlarda yer almakta hatta hiç tartışmaya bile gerek bırakmamakta. Ancak konuyu sunucu bazında tartışmaya kalkarsak Bill Gates bile gelse hiç bir şekilde Windows'u savunmaz. İstatistikler bir yana Linux sunucu sistemler için en güvenilir olanıdır. Bunu ben değil IBM gibi büyük şirketler söylemekte.

Aslında Linux zor olan, ezber bozan bir yapıya sahip. O yüzden herkesin kullanacağı basitlikte değil. Ama kullanmak için mühendis olmanıza bile gerek yok. Belki biraz programlama yeteneği öne geçmeye neden ki sanırım bu foruma katkı sağlayan herkes bu yeteneğe hayiz.

Linux'u sevelim, sevdirelim ve Windows'dan mümkün olduğunca uzak duralım...:)
Bilgi paylaştıkça bir bakmışız; kar topu olmuş ve çığ gibi üzerimize geliyor...:)
Bu mesaj 2 defa değişti; son değiştiren: Salih Dinçer; zaman: 2012-04-01, 08:21.
Avatar
Salih Dinçer #9
Üye Ock 2012 tarihinden beri · 1912 mesaj · Konum: İstanbul
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
An itibariyle (!) Trisquel güncel: http://devel.trisquel.info/makeiso/iso/trisquel_5.5-RC.i38…

Hem de sıcak sıcak, az önce derlendi! MD5'i bile yok, tabi iletiyi gönderdiğim an oluşmuş olmalı...:)
Bilgi paylaştıkça bir bakmışız; kar topu olmuş ve çığ gibi üzerimize geliyor...:)
Bu mesaj Salih Dinçer tarafından değiştirildi; zaman: 2012-04-01, 08:14.
zafer #10
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 700 mesaj · Konum: Ankara
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Yanıtlanan mesaj #8
Salih Dinçer on 2012-03-31, 01:59:
Öncelikle son kullanıcı sistemler için Windows en uygun işletim sistemi olduğunu kabül etmeliyim. Yani Linux ile ayrı kulvarlarda yer almakta hatta hiç tartışmaya bile gerek bırakmamakta. Ancak konuyu sunucu bazında tartışmaya kalkarsak Bill Gates bile gelse hiç bir şekilde Windows'u savunmaz. İstatistikler bir yana Linux sunucu sistemler için en güvenilir olanıdır. Bunu ben değil IBM gibi büyük şirketler söylemekte.

Ben burada bir Linux - Windows tartışması başlatmak istemiyorum. Bu sebeble işi bir yarışma haline getirme taraftarı değilim veya bir istatistik savaşına girmeyide hiç düşünmüyorum :) Ben sevdiğim arkadaşlarımla Linux ve Windows üzerinde yaşadıkları kişisel deneyimler sonucu elde ettiklerini paylaştıkları bir sohbet içinde olmayı tercih ederim.  :-p

Aslında Linux zor olan, ezber bozan bir yapıya sahip. O yüzden herkesin kullanacağı basitlikte değil. Ama kullanmak için mühendis olmanıza bile gerek yok. Belki biraz programlama yeteneği öne geçmeye neden ki sanırım bu foruma katkı sağlayan herkes bu yeteneğe hayiz.

Ben Linux'un çok zor olduğunu düşünmüyorum. Unix sistemini tanıyan ve yapısını bilen birisi için Linux hiç zor değil, burada sorun bu sistemin son kullanıcılara uzak olması ve bilinmemesi, MSDOS yapısında sabit disklere ve "program files" klasörüne alışık birisine Linux yapısı haliyle zor geliyor.

Bunun yanında birde standart kurulum sistemlerin olmayışı (.deb, .rpm v.s) hatta kurulum sistemi hiç olmayan kaynak koddan kurulum isteyen programların olması olayı iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor. Ben Microsoft'un şu görüşüne katılıyorum, "Kullanıcı yaptığı işe odaklanabilmeli" bu bence bir geliştirici içinde geçerli örneğin ben D ile bir GtkD uygulaması geliştirmek için GtkD kütüphanesini kurmam gerekiyorsa kütüphaneyi hızlı bir şekilde kurup çalıştığım uygulamaya odanlanmam gerekli yoksa tüm işimi bırakıp GtkD bağımlılıkları ile uğraşmak bence pek doğru değil. (Neyse ki gtkD paketi .deb olarak dağıtılıyorda hemen indirip kurabiliyoruz :))

Linux'u sevelim, sevdirelim ve Windows'dan mümkün olduğunca uzak duralım...:)

Linux'u zaten çok seviyoruz ama onu sevdirebilmek birazda ona bağlı. Windows'a gelince uzak duracak bir durum yok güzel işler çıkarıyorlar ve biz buyuz isterseniz buyrun diyorlar. Açıkcası ortaya çıkardıkları işleri ben beğenerek izliyorum.

Trisquel 5.0 Türkçe olarak VirtualBox üzerine kurdum ve biraz önce güncellemeleri tamamladım. Sade ve hoş bir yapı görünüyor. İlk gözüme çarpan Midori adındaki tarayıcı oldu. İncelemeye devam ediyorum... sevdim bu sade halini :)
https://github.com/zafer06 - depo
Avatar
Salih Dinçer #11
Üye Ock 2012 tarihinden beri · 1912 mesaj · Konum: İstanbul
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
zafer:
...Bu sebeble işi bir yarışma haline getirme taraftarı değilim veya bir istatistik savaşına girmeyide hiç düşünmüyorum :) Ben sevdiğim arkadaşlarımla Linux ve Windows üzerinde yaşadıkları kişisel deneyimler sonucu elde ettiklerini paylaştıkları bir sohbet içinde olmayı tercih ederim.  :-p
Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Zaten farklı kulvarlarda olduğunu ve tartışmanın lüzumsuz olduğunu belirttim. En basiti Windows'un ticari bir ürün olması (işte bunu yani özgür yazılımı tartışmalıyız) en belirgin özelliği. Zaten dünyanın bir çok yerinde (benim gibi çulsuz) yaşayanlar için bu işletim sistemi ilaçlı bir şekilde kullanılıyor. Bu da virüs ve açıkları arttırıyor. Bunu ben değil Microsoft'un kendisi söylüyor ve "lisanslı yazılım kullanın" diyor.

Aslında Linux da sürprizler ile dolu ve belki de bunun en büyük sebebi her şeyin bir tekelden çıkmaması olabilir. Örneğin geçen hafta JSON'da tespit ettiğim hata Windows derleyici de meydana gelmiyor. Linux'da ise floating veri ile karşılaşacağı sırada o kadar büyük sayı oluşturması gerçekten çok ilginç...:)

zafer:
...burada sorun bu sistemin son kullanıcılara uzak olması ve bilinmemesi, MSDOS yapısında sabit disklere ve "program files" klasörüne alışık birisine Linux yapısı haliyle zor geliyor. Bunun yanında birde standart kurulum sistemlerin olmayışı (.deb, .rpm v.s) hatta kurulum sistemi hiç olmayan kaynak koddan kurulum isteyen programların olması olayı iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor.
Maalesef bu söylediklerine katılamıyorum. Çünkü insanlığın geldiği nokta itibariyle standart kullanıcılar, ne dizin yapısıyla ne de kurulan dosyaların ve/veya ayarların nereye kayıt edildiği ile ilgilenmiyorlar. Keza Linux'da da kurulum paketleri ve yazılımları sayesinde tek yapmanız gereken yazılım seçip internetten kurmak. Hatta Linux'un "netinst" derlemeleri ile her şeyi internetten kolayca ve bir kaç adımda kurabiliyoruz.

Aslında bahsettiğin .deb (Debian ve Ubuntu dağıtımları için) ve .rpm (Fedora ve openSuse dağıtımları için) kurulum paketleri (ayrıca her dağıtıma göre kişiselleştirilebilen .sh da var...) o kadar yaygınlar ki yazılım kurarken sorun yaşayanlar pek az olmalı. Tamam, eskiden bir çok yazılım binary olarak gelmiyor ve geliştiriciler kolaya kaçarak kaynak kodu verip geçiyorlardı. Belki de herkesi kendileri gibi zannediyor ve "ne var ki altı üstü benim saatlerce geliştirdiğim kodu çekip derleme komutunu verecekler!" diyordu...:)

zafer:
Ben Microsoft'un şu görüşüne katılıyorum, "Kullanıcı yaptığı işe odaklanabilmeli" bu bence bir geliştirici içinde geçerli örneğin ben D ile bir GtkD uygulaması geliştirmek için GtkD kütüphanesini kurmam gerekiyorsa kütüphaneyi hızlı bir şekilde kurup çalıştığım uygulamaya odanlanmam gerekli yoksa tüm işimi bırakıp GtkD bağımlılıkları ile uğraşmak bence pek doğru değil. (Neyse ki gtkD paketi .deb olarak dağıtılıyorda hemen indirip kurabiliyoruz :))
Evet, haklısın... Biz geliştiricileri etkileyen ve dikkatini dağıtan o kadar çok unsur var ki şaşırıyorum kimi zaman. Ama geliştiriciler de her olasılığa ve sürprizlere hazırlıklı olmalı. Çünkü biz normal kullanıcıdan farklıyız ve her ortama göre yazılım üretebilmeliyiz. Chris hocaya göre Microsoft kullanıcıları aptallaştırıyormuş! Bence de insanlık bu işletim sistemini ve ürünlerini kullanmaya devam ederse çok fazla ilerleyemeyecek. Zaten bilimsel uygulamalar için Linux tercih edilmesi bu aptallığı tescilliyor...:)

zafer:
...Trisquel 5.0 Türkçe olarak VirtualBox üzerine kurdum ve biraz önce güncellemeleri tamamladım. Sade ve hoş bir yapı görünüyor. İlk gözüme çarpan Midori adındaki tarayıcı oldu. İncelemeye devam ediyorum... sevdim bu sade halini :)
Ben de sade şeylerden hoşlanıyorum. KDE'nin o şaşalı şeyleri ilgimi de çekmiyor değil ama önemli olan bir işletim sisteminin kararlı ve güvenli olması. Yoksa oradan pencere suda yüzüyormuş gibi gelip kenara yapışması veya patlarmış gibi kapanmasının çok büyük bir esprisi yok. Aksine 3B hızlandırıcıya sahip olanlara hitap ediyor, herkese değil!

Sevgiler, saygılar...
Bilgi paylaştıkça bir bakmışız; kar topu olmuş ve çığ gibi üzerimize geliyor...:)
zafer #12
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 700 mesaj · Konum: Ankara
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Salih Dinçer:
Maalesef bu söylediklerine katılamıyorum. Çünkü insanlığın geldiği nokta itibariyle standart kullanıcılar, ne dizin yapısıyla ne de kurulan dosyaların ve/veya ayarların nereye kayıt edildiği ile ilgilenmiyorlar.

Eğer böyle diyorsan o zaman durum çok kötü. Yakı zamanda bşımdan gçen bir olaı anlataım. Deneme için Linux Mint 12 kuştum ama krulumdan sonra sistem ses kartını tanımadı. İnternette biraz araştırdıktan sonra ses sistemi ile ilgili konfigürasyon dosyasına bazı satırlar eklenmesi gerektiğini öğrendim ve sistem yöneticisi yetkisi alıp ilgili dosyayı dizinlerde buldum ve düzenledim. Ses kartım çalıştı. Yani demek istediğim bu işlerle ilgilenmeyen bir kişiye siz Linux önerirseniz ve başına bu gellirse sanuçta kişi (belkide haksız yere) Linux ses kartını bile tanımıyor deyip birde Linux'u kötüleyecek, dolayısıyla kullanıcıların dosyalara dizinlere o kadar uzak olduğunu düşünmüyorum. Hiçmi yok dersen elbette bilgisayarı sadece bir araç olarak kullanan ve sadece işini yapıp kapatan bir kesimde zaten var ama o kesim istemlede ilgilenmez Linux olsun Windows olsun fark etmez o kişi işinin görüldüğüne bakar. Ben burada birazda sistemi tanıyan neyin ne olduğunu bilen kesimler üzerinden sohbete devam edelim derim.

Keza Linux'da da kurulum paketleri ve yazılımları sayesinde tek yapmanız gereken yazılım seçip internetten kurmak. Hatta Linux'un "netinst" derlemeleri ile her şeyi internetten kolayca ve bir kaç adımda kurabiliyoruz.

Salih yanlış anlama ama bence buda bir illüzyon :) Tamam teoride olay senin dediğin gibi ama örneğin ben CodeBlocks yüklemek istediğimde Debian depolarında bulamamıştım. Şimdi kurduğum Trisquel depolarında buldum ve kurdum ama 10.05 sürümü kuruldu olsa onun üzerine bir çok güncelleme yapıldı peki bu güncellemeleri nasıl yükleyeceğim. Dolayısyla yazılım seçip kurmakla iş bitmiyor ki, bazen seçilen yazılımların bağımlılıkları bile kurulumuda engelliyor.

Diğer taraftan en güzel örnek karşımızda, MonoDevelop'un 2.8 sürümünü seçip kuracak imkan var mı? Windows için bu sürüm mevcut kurulum 1-2 dakika ama linux için tek seçenek kaynak kodlar, bence üzücü .

Ben de sade şeylerden hoşlanıyorum. KDE'nin o şaşalı şeyleri ilgimi de çekmiyor değil ama önemli olan bir işletim sisteminin kararlı ve güvenli olması. Yoksa oradan pencere suda yüzüyormuş gibi gelip kenara yapışması veya patlarmış gibi kapanmasının çok büyük bir esprisi yok. Aksine 3B hızlandırıcıya sahip olanlara hitap ediyor, herkese değil!

Dün bütün gün sanal makine üzerinde çalıştırdım. Gerçekten güzel ve sağlıklı çalışıyor bir çökme yaşamadım. Ayrıca sade yapısı ve ortamı kendi ortamını yaratmak için güzel bir alp yapı sunuyor. Bir kaç IDE yükledim fena değildi. Şahsen sevdim Trisqueli, güzel iş çıkarmışlar, denemeye devam sanada teşekkürler, bu arada bir ikide soru sorayım madem Salih.

Sanırım root kapatılmış, onun yerine yetki gerekince sudo ile kullanıcıyı yetkilendirip işlemleri yapıyorsun. Bu arada ALT+F2 ile açılan pencerede gksu komutu vardı,  burada yok mu?
https://github.com/zafer06 - depo
Avatar
Salih Dinçer #13
Üye Ock 2012 tarihinden beri · 1912 mesaj · Konum: İstanbul
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
zafer:
Sanırım root kapatılmış, onun yerine yetki gerekince sudo ile kullanıcıyı yetkilendirip işlemleri yapıyorsun. Bu arada ALT+F2 ile açılan pencerede gksu komutu vardı,  burada yok mu?
Aslında root kullanıcı kapalı değil sadece güvenlik nedeniyle root kadar olmasa da yine yönetici olan başka bir kullanıcı ile çalışıyoruz. İstediğimiz zaman yeni bir yazılım kurduğumuzda veya root haklarına sahip olmamız gerektiğinde, tıpkı Windows'daki gibi kararan bir ekran ve şifre penceresi geliyor. Hatta hiç bir dağıtımda görmediğim bir özellik var:

Siz süper yönetici olduğunuzda sağ alt köşede (sistem tepsisi mi diyorlar?) bir anahtar simgesi beliriyor. Bu aynı zamanda güvenli olmadığınızı ve internette gezerken başınıza her türlü şeylerin gelebileceğini simgeliyor. Ama ona tıklayarak bu hakları kolayca bırakabiliyorsunuz...:)

Alt-F2 konusunu anlayamadım ama TTY ekranlarından bahsediyorsan F7 hariç diğerlerine CTRL+ALT + F tuşu ile ulaşabilirsin. Fedora'da X window'u F1'e almışlar ama Trisquel'de geleneksel olduğu gibi F7'de.
Bilgi paylaştıkça bir bakmışız; kar topu olmuş ve çığ gibi üzerimize geliyor...:)
zafer #14
Üye Tem 2009 tarihinden beri · 700 mesaj · Konum: Ankara
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Salih Dinçer:
Siz süper yönetici olduğunuzda sağ alt köşede (sistem tepsisi mi diyorlar?) bir anahtar simgesi beliriyor.

Ben bunu Debian 6 sisteminde görmüştüm. root yetkilerini devraldığın zaman tepside bir anahtar çıkıyordu. Güzel bir özellik evet.

Alt-F2 konusunu anlayamadım ama TTY ekranlarından bahsediyorsan F7 hariç diğerlerine CTRL+ALT + F tuşu ile ulaşabilirsin. Fedora'da X window'u F1'e almışlar ama Trisquel'de geleneksel olduğu gibi F7'de.

Hayır çalıştır menüsünü seçtiğimizde bir ekran çıkıyor çalıştıracağımız programın ismini yazıyoruz. Örneğin PCManFM'di sanırım dosya yöneticisinin adı, bu ismi yazıp çalıştır dediğimizde bu programı çalıştırıyor. Ancak Debian'da başına gksu yazarsan bu sefer programı yönetici olarak çalıştırıyor. Özellikle metin tabanlı sistem dosyalarını düzenlerken ben Kate editörünü bu şekilde başlatıp dosyaları rahatça düzenliyordum :)
https://github.com/zafer06 - depo
Avatar
Salih Dinçer #15
Üye Ock 2012 tarihinden beri · 1912 mesaj · Konum: İstanbul
Grup üyelikleri: Üyeler
Profili göster · Bu konuya bağlantı
Belki VirtualBox'da çalıştıdığın için Alt-F2 çalışmıyor olabilir. Ben de şöyle ekranlar geliyor:

[Resim: http://img26.imageshack.us/img26/7322/uygulamacalistir.png][Resim: http://img822.imageshack.us/img822/4314/gksu.png]
Bilgi paylaştıkça bir bakmışız; kar topu olmuş ve çığ gibi üzerimize geliyor...:)
Bu mesaj Salih Dinçer tarafından değiştirildi; zaman: 2012-04-03, 18:48.
Doğrulama Kodu: VeriCode Lütfen resimde gördüğünüz doğrulama kodunu girin:
İfadeler: :-) ;-) :-D :-p :blush: :cool: :rolleyes: :huh: :-/ <_< :-( :'( :#: :scared: 8-( :nuts: :-O
Özel Karakterler:
Sayfa:  1  2  3  sonraki 
Bağlı değilsiniz. · Şifremi unuttum · ÜYELİK
This board is powered by the Unclassified NewsBoard software, 20100516-dev, © 2003-10 by Yves Goergen
Şu an: 2017-11-19, 00:48:19 (UTC -08:00)